
Forex ve Viop Eksi Bakiye Mahkeme Kararı |
Forex ve Viop Eksi Bakiye Mahkeme Kararı
Viop’ta eksiye düşmek ve Forex piyasalarında eksi bakiye ile karşılaşmak son derece mümkündür. Forex dolandırıcılığı sonrasında tüm parasını kaybeden forex mağduları büromuza başvurmaktadır. Bazı kötü niyetli aracı kuruluşlar yatırımcılarını bir anda eksi bakiye ile mağdur edebilmektedirler.
Fakat yapılan bu uygulama tamamen aykırıdır. Bu durumda alanında uzman forex ile çalışmak sizler için faydalı olacaktır. Çünkü ile başlatacağınız süreç forex dolandırıcılığı para iadesi almanıza yardımcı olacaktır.
Bununla ilgili örnek mahkeme kararını incelemenizi tavsiye ederiz.
Ayrıca forex davaları örnek mahkeme kararları için;
Forex dolandırıcılığı emsal mahkeme kararı
Forex ve Viop Eksi Bakiye mahkeme kararı
Forex dolandırıcılığı ihtiyati haciz kararı.
viop’ta eksiye düşmek
YASAL FOREX VE VİOP’TA YATIRIMCININ EKSİ BAKİYEYE DÜŞÜRÜLEMEYECEĞİ KONUSUNDA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Aşağıdaki 2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararında, uyuşmazlığın Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmeleri ile Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Aracılık Çerçeve Sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin olduğu görülmektedir.
Mahkeme öncelikle, yatırım kuruluşu ile yatırımcı arasında imzalanan sözleşmenin niteliğini değerlendirmiş, yatırımcının ticari amaçla mı yoksa tüketici sıfatıyla mı işlem yaptığını incelemiştir. Bu incelemenin neticesinde, hangi mahkemenin görevli olduğunun tespitini yapmıştır.
viop’ta eksiye düşmek
Şu konular da ilginizi çekebilir;
Yurt Dışı Forex İşlemleri ve Ceza
Viop, Forex Eksi Bakiye ve İcra Takibi
Forex ihtiyati haciz ve tedbir kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Dairesi kararını;
‘’6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Bununla birlikte 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir. Aynı Yasa’nın 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinin görevine girdiği düzenlenmiş, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Foreks (kaldıraçlı alım satım işlemi) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2017/692 E.-1393 K.,2017/6 E.-4020 K. sayılı emsal kararları da bu yoldadır.) Davalı devlet memuru olup şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiğinden ve işlemin boyutu dikkate alındığında davalının işlem içerisinde tüketici konumunda olması nedeniyle, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun kabulü gerekmiştir.’’, şeklinde gerekçelendirmiştir.
viop’ta eksiye düşmek
eksi bakiye mağdurları, forex mağdurları, viop mağdurları
Peki yatırımcının mahkeme nezdinde tüketici olarak değerlendirilmesi ne anlam ifade ediyor?
Şöyle ki; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, adından da anlaşılacağı üzere tüketiciyi korumaya yönelik hükümler içermektedir. Kaldıraçlı alım satım ( forex) ve VİOP işlemlerinin bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olduğunu, dolayısıyla da her ne kadar yatırımcıya risk bildirimi yapılmışsa da yatırımcının tüketici işlemi yapmasından ötürü eksi bakiyeye düşürülemeyeceğini ifade etmektedir. Dolayısıyla eksi bakiye oluşması halinde zarar yatırımcıya rücu edilemez, zarara yatırım kuruluşunun katlanması gerekmektedir.
Bu kararın altında yatan neden ise, yatırımcı ile yatırım kuruluşu arasında var olan bilgi asimetrisidir. Yani mahkeme nezdinde yatırım kuruluşu, piyasa yapıcı rolüyle yatırımcıdan çok daha üstün bilgi ve tecrübe birikimine, aynı zamanda teknik ve maddi imkânlara sahiptir. Bu sebeple yatırım kuruluşu karşısında yatırımcının korunması gerekmektedir.
Aksi halde yatırım kuruluşu, yatırımcı karşısında sahip olduğu üstünlükle, yatırımcıların mağdur olmasına sebep olabilecektir.
İlgili kararın tamamını aşağıdan inceleyebilirsiniz.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. DAİRESİ
Esas Numarası: 2019/1594
Karar Numarası: 2019/1208
Karar Tarihi: 03.10.2019
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/04/2019
NUMARASI: 2018/1029 E.-2019/342 K.
DAVA: İtirazın İptali (Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2019
Mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüketici olduğu, 6502 sayılı TKHK nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemesinin görevli kılındığı, aynı kanunun 83 maddesi uyarınca ise taraflardan birinini tüketici olması durumunda bu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme yapılmış olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay Genel Kurulu’nun opsiyon işlemleri konusundaki uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olacaklarına ilişkin olarak yakın tarihte almış olduğu bir kararının, dava bakımından emsal niteliğinde olduğunu, bu kararda görev konusunda sözleşmenin taraflarının pozisyonları ele alınarak değerlendirme yapılması gerektiğinin ortaya konulduğunu, somut olayda da davalının tüketici değil yatırımcı konumunda olduğunu, tüketim saiki ile değil kazanç elde etme saiki ile hareket ettiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetki hususunda verdiği kararın doğru olmadığını, zira bu davada Erzincan Asliye Mahkemesinin(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) yetkili olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve dosyanın yetkili-görevli mahkemeye gönderilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmeleri ile Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Aracılık Çerçeve Sözleşmelerinden kaynaklanan zararıntazmini istemine ilişkindir. HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Bunun yanında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir. Aynı Yasa’nın 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinin görevine girdiği düzenlenmiş, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Foreks (kaldıraçlı alım satım işlemi) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2017/692 E.-1393 K.,2017/6 E.-4020 K. sayılı emsal kararları da bu yoldadır.) Davalı devlet memuru olup şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiğinden ve işlemin boyutu dikkate alındığında davalının işlem içerisinde tüketici konumunda olması nedeniyle, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun kabulü gerekmiştir.
Öte yandan mahkemenin yetkili olup olmadığı hususu, görevli mahkemece değerlendirilmesi gereken bir husus olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.
O halde ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,


Yorumlar